Menü Kapat

Sık Sorulan Sorular

Sık Sorulan Sorular

  1. Çalışan sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri tam olarak nedir?

Çalışan sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri; çalışanların sağlık ve güvenliklerinin sağlanması amacıyla işten kaynaklanan sağlık ve güvenlik risklerinin saptanması, azaltılması, mümkünse ortadan kaldırılması için gerekli önlemlerin belirlenmesine yönelik faaliyetler bütünü olarak tanımlanabilir. 6331 sayılı Yasa bu hizmetlerin verilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve sorumluluklarını düzenler.

  1. Çalışan sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri kimler tarafından verilir?

İşyeri hekimliği hizmeti, işyeri hekimliği sertifikasına sahip hekimler tarafından verilebilecektir. İşyeri hekimliği sertifikasının 5 yılda bir vize yapılması zorunlu hale gelmiştir. Vize işlemleri İSG Katip üzerinden başvuru ile yapılabilmektedir.

İş güvenliği uzmanlığı hizmeti, çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde (A) sınıfı, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde en az (B) sınıfı, az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise en az (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olan iş güvenliği uzmanlarınca verilir. (6331 sayılı Kanun GEÇİCİ MADDE 4 – (1) ile Bu Kanunun 8 inci maddesinde belirtilen çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde (A) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü, 1/1/2020 tarihine kadar (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi; tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü, 1/1/2019 tarihine kadar (C) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi kaydıyla yerine getirilmiş sayılır.) Bakanlık sektörel bazda düzenleme yapabilir. Sektörel düzenleme çerçevesinde maden ve yapı ile diğer sektörlerde öncelikli olarak hangi meslekî unvana sahip iş güvenliği uzmanlarının görev yapacağının ve bunların yanında görev yapacak diğer mesleklere sahip iş güvenliği uzmanlarının belirlenmesine dair usul ve esaslar, Bakanlıkça belirlenmektedir.

Diğer sağlık personeli hizmeti ise iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görevlendirilmek üzere Bakanlıkça belgelendirilmiş hemşire, sağlık memuru, acil tıp teknisyeni ve çevre sağlığı teknisyeni diplomasına sahip olan kişiler ile Bakanlıkça verilen işyeri hemşireliği belgesine sahip kişiler olarak tanımlanmış bulunan kişiler tarafından verilebilir. Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde, diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu değildir.

İşyerinde bu niteliklere sahip olan kişiler varsa söz konusu hizmet için görevlendirilebilir.

  1. İşyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı hizmeti alma koşulları nedir?

6331 sayılı Yasa’ya göre işverenin çalışanları arasından işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve 10 ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirme yükümlülüğü bulunmaktadır.

İşverenin çalışanları arasında bu niteliklere sahip personel bulunmaması halinde bu hizmetin bir kısmının veya tamamının bu hizmeti sunan ortak sağlık güvenlik birimleriyle anlaşma yaparak alınması da mümkündür. İşverenin kendisinin belirlenen niteliklere ve gereken belgeye sahip olması halinde tehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre hizmeti kendisi üstlenebilir.

2014 yılında işvereni belirlenen niteliklere sahip olmayan ancak 50 den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin işveren veya işveren vekili tarafından gerekli eğitimlerin alınması şartıyla işe giriş, periyodik muayene ve tetkikler hariç iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebileceği mevzuata ilave edilmiştir.

  1. İşyerlerinin tehlike sınıflarına göre hizmet süreleri ne kadardır?

Bu hizmetler için gerekli en az süre ilgili yönetmeliklerde, tanımlanmıştır. Buna göre, İş Yeri Hekimlerinin Görev Yetki, Sorumluluk Ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelikte belirtildiği şekilde, İşyeri Hekimi için az tehlikeli sınıfta çalışan başına ayda en az 5 dk, tehlikeli sınıfta çalışan başına ayda en az 10 dk, çok tehlikeli sınıfta çalışan başına ayda en az 15 dk. çalışma süreleriyle görevlendirme gerekmektedir. Bu süreler az tehlikeli sınıfta 2000, tehlikeli sınıfta 1000, çok tehlikeli sınıfta 750 işçiye 1 tam zamanlı iş yeri hekimi görevlendirilmesini gerektirmektedir.

İş Güvenliği Uzmanlarının Görev Yetki, Sorumluluk Ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelikte belirtildiği şekilde, İş güvenliği uzmanı için az tehlikeli sınıfta çalışan başına ayda en az 10 dk, tehlikeli sınıfta çalışan başına ayda en az 20 dk, çok tehlikeli sınıfta çalışan başına ayda en az 40 dk. çalışma süreleriyle görevlendirme gerekmektedir. Bu süreler az tehlikeli sınıfta 1000, tehlikeli sınıfta 500, çok tehlikeli sınıfta 250 işçiye 1 tam zamanlı iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesini gerektirmektedir.

İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının am zamanlı görevlendirilmesini gerektiren sayıların üzerine çıkıldığında kalan süre yeni bir tam zamanlı hekim görevlendirilmesini gerektirmiyor ise işçi sayısına göre yeterli sürelerle işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı görevlendirilir.

  1. İşyeri sağlık ve güvenlik birimi oluşturma koşulları nelerdir?

22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresi dikkate alınarak belirlenen çalışma süresi nedeniyle işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının tam süreli görevlendirilmesi gereken durumlarda; işveren, işyeri sağlık ve güvenlik birimi kurar.

  1. İşyeri hekimliği sertifikası olan muayenehane hekimleri kendi işyerlerinin işyeri hekimliğini yapabilir mi?

6331 sayılı Yasa uyarınca, işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı için gerekli niteliklere sahip olan işverenler, kendi işyerinde bu hizmeti sunmak suretiyle yükümlülüğü yerine getirmiş sayılabilmektedir. Bu sebeple, işyeri hekimliği sertifikasına sahip hekim kendi işyerinin işyeri hekimliğini yapabilecektir.

  1. Bu hizmetler için ödenecek ücretler neye göre belirlenmektedir?

İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının işyeri için ayırdıkları süre ücretin temel belirleyicisidir. İşçi sayısına göre ayrılacak süreyi baz alarak meslek örgütleri tarafından belirlenen ücretler, hizmetin niteliğinin korunması için, anlaşmada göz önünde tutulması gereken temel unsurdur.

  1. Bu hizmetlere ödenecek ücretler için herhangi bir devlet desteği olacak mıdır?

Kamu kurum ve kuruluşları hariç ondan az çalışanı olan çok tehlikeli ve tehlikeli sınıftaki işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, giderleri, iş kazası ve meslek hastalığı bakımından kısa vadeli sigorta kolları için toplanan primlerden kaynak aktarılmak suretiyle, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finanse edilecek şekilde destek sağlanabilecektir. Çalışan sayısının tespitinde Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları esas alınmaktadır. Çalışan sayısı kaç olursa olsun az tehlikeli işyerleri destekten faydalanamamaktadır.

Hekim muayenehaneleri ile poliklinik ve merkez gibi yerler tehlikeli sınıfta değerlendirilmiştir. Bunlardan çalışanı ondan az olanlar iş sağlığı ve güvenliği hizmetleriyle ilgili destekten yararlanabilecektir. Destekten yaralanmak için işverenin çalıştırdığı sigortalılara ilişkin prim belgelerini yasal süresi içinde SGK ya vermiş olması gerekmektedir.

  1. Destek miktarı ne kadardır?

Desteğin miktarı işyerinde çalışan sigortalı sayısı ve ay içindeki çalışma gününe göre belirlenir. Çalışan başına günlük miktarı tehlikeli işyerlerinde 16 yaşından büyük sigortalılar için belirlenen prime esas kazanç alt sınırının günlük tutarının %1,4’ü, çok tehlikeli işyerlerinde %1.6 sıdır. Bu itibarla 2018 yılında bir tane işçisi olan tehlikeli işyerine aylık 28.5 tl destek verilmektedir. Bu destekten yararlanabilmek için gerekli bilgi ve başvuru dilekçesi örneği:http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/sgk-4239.html  (sitede yok)

  1. Muayenehanelerdeki risk analizini kendimiz yapabilir miyiz yoksa bir OSGB’ye yaptırmak zorunda mıyız?

Risk analizi 6331 sayılı yasa uyarınca çalışanların sağlık ve güvenliğine yönelik risklerin saptanması amacıyla yapılacak incelemeyi ifade etmektedir. Sağlık hizmeti sunulan ve en az bir çalışanın bulunduğu yerlerde risk analizinin 01.01.2013 tarihinden itibaren  yapılması gerekir. Risk analizinin yapılması yükümlülüğü işveren niteliğinde bulunan hekime aittir. Bu çalışma, işveren tarafından çalışanların da katkısıyla yapılabilir. İşyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ya da bu işleri yapan bir şirketten risk analizi için yardım alınabilir ancak bunların katkı ya da katılımı zorunlu değildir. Risk analizi yapılmasında Türk Tabipleri Birliği web sayfasında yayınlanmakta olan rehberden yararlanılabilir. http://www.ttb.org.tr/risk/

  1. Eksiksiz bir risk analizi için neler yapmamız gerekiyor? Risk analizi hangi işyeri için ne sıklıkla tekrarlanacak?

Hekim muayenehaneleri de dahil olmak üzere bütün sağlık kuruluşlarında; sekreter, yardımcı personel ve benzeri herhangi bir çalışan varsa risk değerlendirmesi yapılması zorunludur. Ancak hekim tek başına hizmet sunuyor, herhangi bir kişiyi istihdam etmiyorsa işyerinde risk değerlendirmesi yapılmasına ilişkin yasal zorunluluk bulunmamaktadır.

Çalışma Bakanlığı tarafından 26.12.2012 tarihinde yayınlanan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği’ne göre tebliğe göre, yataklı sağlık hizmeti veren sağlık kuruluşları çok tehlikeli; bunlar dışında kalan muayenehane, poliklinik, tıp merkezi, aile hekimliği, okul hekimliği, işyeri hekimliği, diyaliz merkezi gibi hekimlik faaliyetleri tehlikeli sınıfta kabul edilmiştir.

İş Sağlığı Ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliğine göre yapılmış olan risk değerlendirmesi; tehlike sınıfına göre çok tehlikeli, tehlikeli ve az tehlikeli işyerlerinde sırasıyla en geç iki, dört ve altı yılda bir yenilenir. Bunun dışında işyerinin taşınması veya binalarda değişiklik yapılması, işyerinde uygulanan teknoloji, kullanılan madde ve ekipmanlarda değişiklikler meydana gelmesi, üretim yönteminde değişiklikler olması, iş kazası, meslek hastalığı veya ramak kala olay meydana gelmesi, çalışma ortamına ait sınır değerlere ilişkin bir mevzuat değişikliği olması, çalışma ortamı ölçümü ve sağlık gözetim sonuçlarına göre gerekli görülmesi, işyeri dışından kaynaklanan ve işyerini etkileyebilecek yeni bir tehlikenin ortaya çıkması hallerinde risk analizinin yenilenmesi gerekmektdir.

  1. İş kazası ve meslek hastalıklarının bildirimi kim tarafından nasıl yapılır? Bildirim süresi nedir?

İş kazası ve meslek hastalıklarının bildirimi 6331 sayılı Yasaya göre işverenin yükümlülüğündedir. Tüm iş kazası ve meslek hastalıklarının kaydının tutulması gerekli incelemelerin yapılması, raporların düzenlenmesi işveren tarafından yapılmalıdır.

İş kazalarının bildirimi kazadan sonraki üç iş günü içinde, meslek hastalıklarının bildirimi ise sağlık hizmet sunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirildiği tarihten itibaren 3 iş günü içinde yapılmalıdır.

  1. İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının görevi nedir? İşyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı belgesinin askıya alınması hangi durumlarda olur?

6331 sayılı Kanuna göre;  işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görev aldığı işyerinde göreviyle ilgili mevzuat ve teknik gelişmeleri göz önünde bulundurarak işverene iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda rehberlik ve danışmanlık yapar. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksiklik ve aksaklıkları, tedbir ve tavsiyeleri belirler ve işverene yazılı olarak bildirir. Eksiklik ve aksaklıkların düzeltilmesinden, tedbir ve tavsiyelerin yerine getirilmesinden işveren sorumludur. Bildirilen eksiklik ve aksaklıkların acil durdurmayı gerektirmesi veya yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı ve benzeri acil ve hayati tehlike arz etmesi, meslek hastalığına sebep olabilecek ortamların bulunmasına rağmen işveren tarafından gerekli tedbirlerin alınmaması hâlinde, bu durum işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanınca, Bakanlığın yetkili birimine, varsa yetkili sendika temsilcisine, yoksa çalışan temsilcisine bildirilir. Bildirim yapmadığı tespit edilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının belgesi üç ay, tekrarında ise altı ay süreyle askıya alınır. Bu bildirimden dolayı işvereni tarafından işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının iş sözleşmesine son verilemez ve bu kişiler hiçbir şekilde hak kaybına uğratılamaz. Aksi takdirde işveren hakkında bir yıllık sözleşme ücreti tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedilir. İşyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının iş kanunları ve diğer kanunlara göre sahip olduğu hakları saklıdır. Açılan davada, kötü niyetle gerçek dışı bildirimde bulunduğu mahkeme kararıyla tespit edilen kişinin belgesi altı ay süreyle askıya alınır.

  1. Özel bir sağlık kuruluşundaki görevimin yanı sıra işyeri hekimliği de yapabilir miyim?

Tam gün yasası olarak bilinen düzenlemeler kapsamında, 1219 sayılı Tababet Ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 12. maddesinde 30.01.2010 tarihinde yapılan değişiklikle  hekimlerin SGK ile anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarıyla SGK ile anlaşmasız özel sağlık kuruluşlarında ayrı ayrı çalışabilmesi, kısmi çalışmalarda bu gruplar arasında geçişin söz konusu olmaması durumu ortaya çıkmıştır. Her ne kadar işyeri hekimliğinin SGK sözleşmeli olmayan kuruluşlar arasında kabul edilebileceği düşünülse de niteliği gereği tedavi edici diğer hekimlik hizmetleri arasında değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle hangi kapsamda değerlendirileceği konusunda netlik bulunmamaktadır.

1219 sayılı Kanunun 12. maddesinde 02.01.2014 tarihinde yapılan değişikliklerle; kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimlerinin kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabileceği, döner sermayeli sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin ise kurumsal olarak işyeri hekimliği hizmeti verebileceği bildirilmiştir. Ayrıca tabipler, iş yeri hekimliği eğitimi alma ve iş yeri hekimliği belgesine sahip olma şartı aranmaksızın 10’dan az işçi çalıştıran az tehlikeli iş yerlerinin iş yeri hekimliği görevini yapabilirler.

  1. İşyeri hekimliğinden ayrılmayı düşünürsem nasıl bir ihbar yazısı yazabilirim?

Bu düşüncede olanların iş akdinin feshini ihbar yazısının, mümkün olduğunca hak kayıplarına sebep olmayacak biçimde oluşturulmasında yarar bulunmaktadır.

 Örnek fesih ihbar yazısı…

Bu yazının işverene verildiğinin daha sonra kanıtlanabilmesi bakımından iki örnek hazırlanıp birine alındı yazı/imzası alınmalı ya da resmi yolla (noter, iadeli taahhütlü mektup, vb.) gönderilmelidir.

  1. Fesih bildirimini ne zaman yapmalıyım?

Fesih bildirimi İş Kanunu’nda her bir çalışma süresine göre belirlenmiş olan (2 ila 8 hafta) veya sözleşmede öngörülen ihbar öneline uyularak yapılmalıdır. Bu süreye uyulmaması durumunda uymayan taraf, ihbar öneli süresi ücreti kadar karşı tarafa ödeme yapmak zorunda kalabilir.

  1. Kısmi zamanlı olarak yürütülen işyeri hekimliği sözleşmesinin feshi durumunda hak kazanılan kıdem tazminatı ne şekilde hesaplanır?

Haftanın beş günü çalışılması durumunda kıdem tazminatı, çalışılan ve çalışılmayan saat ve gün ayrımı yapılmaksızın, hizmet akdinin başlangıcı ile sona ermesi arasında geçen tüm süre üzerinden hesaplanır. Bu konuda çok sayıda Yargıtay kararı bulunmaktadır.

  1. İşyeri hekimlerinin “yenileme eğitimlerine” katılmaları zorunlu mudur?

Çalışma Bakanlığı tarafından Yönetmelik ve Tebliğ ile getirilen, işyeri hekimlerinin yedi yılda bir yenileme eğitimine katılmaları aksi takdirde sertifikalarını geçerli sayılmayacağına ilişkin düzenleme, Danıştay kararıyla durdurulmuş, sonrasında sertifikası olan hekimler 1 kez yenileme eğitimine katılarak sertifikaları tescillenmiştir. İSG Katip üzerinde kayıtlı sertifikalar için yenileme eğitimine gerek bulunmamakta olup, 5 yılda bir vize yapılması gerekmektedir. Vize başvurusu İSG Katip üzerinden yapılabilmektedir.

  1. Türk Tabipleri Birliği’nden aldığım işyeri hekimliği sertifikası geçerli midir?

Çalışma Bakanlığı tarafından çıkartılan Yönetmelikle “16.12.2003 tarihinden önce verilmiş sertifikalar geçerli” kabul edilmiş ise de söz konusu hükmün yürütmesi Danıştay tarafından durdurulmuştur. Bu durumda, 19 üniversite ve Türk Tabipleri Birliğinin birlikte düzenlediği eğitimler sonucunda verilmiş olan bütün sertifikalar geçerlidir.

  1. İşyeri hekimliği eğitimlerini kim düzenleyebilir?

İşyeri Hekimlerinin Görev, Yetki, Sorumluluk Ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelikte Eğitim Kurumu; İşyeri hekimliği eğitimlerini vermek üzere, gerekli donanım ve personele sahip olan ve Bakanlıkça yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketlerce kurulan ve işletilen müesseseler olarak tanımlanmıştır. Aynı yönetmelikte eğitim kurumunun taşıması gereken şartlar da düzenlenmiş, yetkilendirme, uyulması gereken hükümler ve cezai işlemler belirtilmiştir. Eğitim programını tamamlayan hekimler Bakanlıkça düzenlenen merkezi sınava katılmaları ve sınavdan 70 ve üzeri puan almaları durumunda İşyeri Hekimliği Sertifikası almaya hak kazanırlar.

  1. Çalışma Bakanlığı tarafından yetkilendirilen özel hukuk tüzel kişileri tarafından kurulmuş bulunan ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin işyeri hekimliği hizmeti vermesi mümkün müdür?

İş Sağlığı Ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği ile iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere kurulacak işyeri sağlık ve güvenlik birimlerinin kuruluşu ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin yetkilendirilmeleri, yetki belgelerinin iptali, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını düzenlenmiştir. İşveren, işyerinde gerekli niteliklere sahip personel bulunmaması halinde yükümlülüklerinin tamamını veya bir kısmını  OSGB’lerden hizmet alarak yerine getirebilir.